Düşük tehditleri ve tekrarlayan gebelik kayıpları

Abortus ve Tekrarlayan Gebelik Kayıpları

Gebelik kaybı, anne ve baba adayları için hem fiziksel hem de duygusal açıdan zorlayıcı bir deneyimdir. Erken gebelik kayıpları oldukça sık görülmekle birlikte, özellikle kayıpların tekrarlaması durumunda altta yatan nedenlerin araştırılması ve sonraki gebeliğin dikkatli şekilde planlanması önem kazanır.

Her gebelik kaybının nedeni aynı değildir. Bu nedenle yaklaşım, yalnızca tek bir nedene odaklanmak yerine kişiye özel ve bilimsel kanıtlara dayalı bir değerlendirme şeklinde olmalıdır.

Gebelik kaybının nedenleri nelerdir?

Erken gebelik kayıplarının önemli bir bölümünde neden, embriyoda meydana gelen kromozomal anomalilerdir. Bunun dışında;

  • Rahimde doğuştan veya sonradan gelişen yapısal bozukluklar,

  • Miyom, polip ve rahim içi yapışıklıklar,

  • Tiroid hastalıkları ve diğer hormonal/metabolik problemler,

  • Kontrolsüz diyabet,

  • Antifosfolipid sendromu gibi bazı bağışıklık sistemi ve pıhtılaşma ile ilişkili hastalıklar,

  • Daha nadir olarak anne veya babaya ait kromozomal problemler

tekrarlayan gebelik kayıplarıyla ilişkili olabilir.

Bununla birlikte, yapılan tüm araştırmalara rağmen bazı çiftlerde belirgin bir neden bulunamayabilir. Bu durum, sağlıklı bir gebelik şansının olmadığı anlamına gelmez.

Tanı ve değerlendirme

Tekrarlayan gebelik kaybı öyküsü olan hastalarda öncelikle ayrıntılı bir gebelik ve tıbbi öykü alınır. Önceki gebeliklerin kaçıncı haftada ve nasıl sonlandığı, ultrason bulguları, varsa patoloji ve genetik inceleme sonuçları değerlendirilir.

Değerlendirmede hastanın durumuna göre;

Jinekolojik muayene ve ultrasonografi:

 
Rahmin yapısı, endometrium ve yumurtalıklar değerlendirilir. Gerekli durumlarda rahim içinin daha ayrıntılı değerlendirilmesi için salin infüzyon sonografisi, histeroskopi veya 3 boyutlu ultrasonografi gibi yöntemlerden yararlanılabilir.

Laboratuvar incelemeleri:

 
Hastanın öyküsüne göre tiroid fonksiyonları, glukoz metabolizması ve özellikle antifosfolipid sendromu açısından gerekli testler değerlendirilebilir.

Genetik değerlendirme:


Uygun hastalarda gebelik materyalinin genetik incelemesi veya anne ve babaya yönelik kromozom analizleri gündeme gelebilir.

Burada önemli olan, her hastaya aynı testleri uygulamak yerine öykü ve klinik bulgulara göre gerekli incelemeleri seçmektir.

Tedavi nasıl planlanır?

Tedavi, saptanan nedene göre değişir.

Rahim içerisinde polip, submüköz miyom veya yapışıklık gibi gebelik kaybıyla ilişkili olabilecek yapısal bir problem saptanması durumunda, uygun hastalarda histeroskopik tedavi veya cerrahi yaklaşım düşünülebilir.

Antifosfolipid sendromu tanısı bulunan hastalarda sonraki gebelik için uygun antitrombotik tedavi planlanabilir.

Tiroid hastalıkları, diyabet ve diğer metabolik problemlerin gebelik öncesinde kontrol altına alınması, sağlıklı bir gebelik için önemlidir.

Bazı hastalarda ise gebeliğin erken döneminden itibaren yakın ultrasonografik takip ve progesteron desteği gibi tedaviler, hastanın klinik durumuna göre değerlendirilebilir.

Ancak özellikle tekrarlayan gebelik kayıplarında, bilimsel olarak kanıtlanmamış tedavilerin rutin olarak uygulanması doğru değildir. Kan sulandırıcılar, kortizon, bağışıklık sistemi baskılayıcı tedaviler veya çeşitli destek tedavileri, yalnızca uygun hastalarda ve tıbbi gereklilik doğrultusunda değerlendirilmelidir.

Bir sonraki gebeliğe nasıl hazırlanılır?

Tekrarlayan gebelik kaybı yaşayan çiftlerde amacımız yalnızca kaybın nedenini araştırmak değil, aynı zamanda bir sonraki gebeliği mümkün olduğunca sağlıklı koşullarda başlatmaktır.

Gebelik öncesinde mevcut hastalıkların kontrol altına alınması, kullanılan ilaçların değerlendirilmesi, uygun vitamin ve folik asit desteğinin başlanması, yaşam tarzının düzenlenmesi ve gerekli tetkiklerin tamamlanması planlanabilir.

Gebelik elde edildiğinde ise erken dönemde ultrasonografik değerlendirme ve kişiye özel gebelik takip planı oluşturulur.

Unutulmamalıdır ki bir veya birden fazla gebelik kaybı yaşanması, sağlıklı bir bebeğe sahip olunamayacağı anlamına gelmez. Her çiftin öyküsü farklıdır. Doğru tanı, gereksiz tedavilerden kaçınma ve kişiye özel takip, sonraki gebeliğin sağlıklı ilerlemesi açısından en önemli adımlardır.

İsa Şükrü ÖZ

Kadın hastalıkları ve doğum uzmanı

Afyonkarahisar Özel Fuar Hastanesi